
20. yy ile geride kalan bir emperyalizm yönetim şekli. Ve 21. yy yeni ütopik yönetim şekli olan korsancılık. Bildiğiniz gibi yaşadağımız zamanda adlarını bile bilmediğimiz yöneticiler, onların adamları ve onların adamları şeklinde kurulmuş firmalar ve düzenler üzerinden yönetilmekteydik. Doğru dürüst bir kimliğe bile bürünememişken dikilen kurumsal kimlikler çıkmıştı önümüze. Onlar ne sunarlarsa bunları kabul etmek zorundaydık(pratikte). Peki istediğini yapan kişiler birgün farkında olmadan bizlere sattıkları şeyleri yavaş yavaş sermaye dışına kaptırdıklarını farkettikçe neler oluştu?
Evet bizlere satmaya, satmaya, satmaya durmadan satmaya çalışanlar ve teknoloji, iletişim gibi etkiler geliştikçe bizlere bu satma işini dahada abartma yoluna gittiklerinde, birşey bunlara dur demeliydi. İşte hiçbir anti-fikri sevmeyen bu düzen’bazlar darbe yedikleri bu şekli hemen karşılarına aldılar ve önümüze karşı almamız gerektiğine dair herşeyi yapmaya başladılar. İlanlar astılar, site kapattılar, dini bildirgeler verdiler vs. amaç açığa giden bu sermayeyi anaparaya geri döndürmek istemekti. Ne yazık ki her yerden kendi dillerince “Kakalak gibi fırlayan bu sistemi yıkmak oldukça güçtü”. Aslında bunun sorumlularıda ta kendileriydi, elbette bu kadar hak yenilen, hiç kimsenin emeğini vermeyen bu kişiler bu umursamaz davranışlarında bunun doğması kaçınılmazdı. Üstelik kendisi paragöz olmamış kendi halinde birşeyler üretmeye çalışan ve bu esnadada bu düzene karşı gelmeyen kişilerde, birgün saf değiştirince, para ile dolan gözleri bu sisteme takıldı. Bunlarıda safhına katan düzen’bazlar her ne kadar buna dur demeye çalışıp kese genişletmeye çalışsada biri gider yenisi gelii kavrayınca farklı yollar denemeye başladı. Her yolu deneyeceklerdi çünkü onlar için gidenler hayal değil paracıklardı.
Korsan CD’lerden 2.7 milyar $ zarar Çin’de korsan CD ve DVD’lerin, 2005 yılında film endüstrisini 2,7 milyar dolar zarara soktuğu bildirildi. ABD’nin önde gelen film şirketlerini şemsiyesi altında toplayan Motion Picture Association’ın (MPA) dünya çapında yaptığı araştırma, Çin’de satılan filmlerin yüzde 93′ünün korsan olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre, Çin’de geçen yıl yasa dışı olarak internetten indirilen filmler, film endüstrisini 1,04, korsan CD ve DVD’ler 1,63 milyar dolar zarara uğrattı. Korsan CD ve DVD sektöründen en çok etkilenen ülkenin Çin olduğunu gösteren araştırma, Amerikalı büyük film stüdyolarının bu ülkeyle ilgili kaybının yaklaşık 565 milyon doları bulduğunu, korsancılık sektörünün en fazla yerel film endüstrisini vurduğunu gösterdi. Üyeleri arasında Time Warner, Walt Disney ve Viacom şirketleri de bulunan MPA’nın Çin’de her yıl yalnızca 20 yabancı filmin gösterime girmesine izin verilmesinden ötürü hayal kırıklığı yaşadığı da kaydedildi.”
Oldukça üzücü bir haber, oysa bu filmlerde oynayan oyunculara milyon dolarlar verebiliyordunuz. Neden 2.7 milyar doların hesabını yapıyorsunuz ki? Basit bir hesapla Keanu Reeves Matrix filminden 30 milyon dolar alsa 2.700.000.000 ile 30.000.000 sayılarını alalım soldan ve sağdan 7 sıfır atarsak 270/3′ten 90 Keanu Reeves’ın alacağı ücret koskoca 1.500.000.000 kişilik Çin’e heba olmuş gerçekten çok iç karartıcı değil mi sizcede? Üstelik 90 adet oyuncuda sırf bu yüzden aç kalacak gerçekten çok üzücü.
Microsoft u 4.5 milyon euro zarara uğratan yazılım korsanı 5.5 yıla mahkum oldu Avrupa’da hükümetlerin yazılım suçlarına karşı tutumu sertleşirken yazılım korsanlığına verilen cezalar da ağırlaşıyor. Son olarak Ralf Blasek adında bir Alman yazılım korsanı, 5.5 yıl hapisle cezalandırıldı. ANKARA (İHA) - Buiness Software Allıance’ın (BSA) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, Avrupa’da kanunen ciddi bir suç olarak kabul edilen ve ülke ekonomilerine zarar vererek çok sayıda insanın işsiz kalmasına yol açan yazılım korsanlığıyla mücadelesi hız kazanıyor…
Evet işte bu noktada çok sayıda insanın işsiz kalması çok önemli. Elbette bu üzücü birşey çünkü X yönetmen işsiz kaldığı için transatlantiğinin taksitlerini ödeyemedi. Y oyuncu ne yazık ki artık yeni Porsche’sini değiştiremeyecek. Bunlar çok üzücü. Ama emin olun bunlar asla konuşulmayacak. Orada üç-beş kuruşa çalışan kaynakçı anlatılacaktır. Ve öyle bir ballandırılacak, edebiyat katılacaktır ki sizlerin aklını çelecektir. Ama emin olun o kişi asla onların umrunda değil, zaten hepsi gider-gelir işçidir, fazlası değil.
Eğer sizde bu düzene karşı iseniz ve ilerde saf değiştirirseniz lütfen bunu unutmayın. Thomas Edison asla bir Nikola Tesla olamayacaktır. Ancak elinde patent tutan Edison adalet karşısında kazanacak, dünyada tanınacak, zengin olacak, şirketler kuracak ve herşeyi o yaptı olarak anılacaktır. Ben böyle ****************** ederim diyorsanız 21. yy yönetim şekline sizde buyurun.
Artık adını sanını bile bilmediğimiz patronlar değil, adını sanını bile bilmediğimiz fedailer var. Her ne kadar aralarda kar amaçlı güdenler olsada ki bu kişiler ilerde saf değiştirenlerle aynı olacak kısaca k.k. (kapitalist korsancılık) diye tasvir edebiliriz ki bunlar *** önde gideni oluyorlar. Hem yağdan hem baldan alıyorlar. Neyseki seçenekler arttıkça bunlarda giderek siliniyor, karları gittikçe düşüyor olacak. Onlarda birgün eski günler kalmadı diyecekler. Bunun için tekelciliğin sona ermesi gerekiyor, giderek öylede oluyor.
Karanlığın şamanları kaybetti, geçmişin aristokratları kaybetti, şimdinin burjuvaları, sizlerde kaybedeceksiniz. Eminiz gene bir yol bulmak isteyeceksiniz, ancak paracıklarınız bu sefer sizi kurtarıcak bir yol bulamayacak çünkü artık tüm yolları erittiniz, tükettiniz, onlarsa sadece sizin için fitili yakacak bir çakmak olacaklar belki hepimiz güle güle diyeceğiz.







