Şub
Ekşi dediyse doğrudur

Bir ekşidir gidiyor internet üzerinde. Ne okunsa “Ekşi dediyse doğrudur.” deniliyor. Üstelik kurucularına site ekipleri tarafından yapılan bir şaka, haber sitelerinde haber olarak gösteriliyor. Burada aklımıza “Doğru nedir?” sorusu geliyor. Doğruları belirleyen nelerdir? Duyduklarınız mı? Gördükleriniz mi? Yoksa kendi doğrularını mantık çevresinde yorumlamak mı? Bizce doğru ve gerçek bu sorularla açıklanamayacak kadar karmaşık kavramlar ama konuşulması gereken konuların en başında geldiğine hem fikiriz.
Ekşisözlük 1999 yılında açılmış, internet üzerinde çeşitli başlıklar altına üyeleri tarafından yorumlar yazılarak içeriğini geliştiren, interaktif bir online sözlüktür. Ansiklopedik bilgi, komik -hüzn-ü komik- yazılar, dedikodular, şikayetler, yorumlar gibi bir çok yazı tipi bulunmaktadır. Her geçen gün arşivini geliştirmiş, okur sayısını arttırmış ve sitesinden reklamlarla içeriğini paraya dönüştürmüştür. Tavuk altın yumurtlamıştır. Alternatif olma tutkusu ve japon olucam ben yazımızdaki gibi, popülerizm Ekşisözlük’ü de içine almıştır. Okurları, yazarları tarafından sosyal statüsü giderek arttırılmıştır. Farkındaysanız bunun okurları ve yazarları tarafından olduğunu belirttik. (Bunu not almanızı öneririz). Dünyadaki her canlının biyolojik olarak iradesizce popüler şeyleri gerçek sanması burada da gerçekleşmiş bir kehanettir. Referans alınacak ansiklopediler rafa kaldırılmış, okunması gereken gazete ve kitaplar yorumların yapısına göre alınıp alınmamaya başlanmış, okurların çoğu robotlaşmış, bir şeye karar vermeden önce ekşiye bakmaya başlamış, sanatçıların hepsi idolleşmiş kendinden önceki sanatçılara benzetilmiş, sitede gerçekten yazan insanlarla ajdarlar karışmış, insanların hayalleri, idealleri kaybolmuş, amaç ekşiye yazar olmak olmuştur. Kısaca ruhlarımız çalınmaya başlanmıştır. İradeler, karakterler, amaçlar zayıflamaya başlamıştır. Gerçekle doğru paralelleşmiş. İşin içine yalanda girmiş. Tanımlar altüst olmuştur. Gerçek başkalarının fikirleriyle değil varolanla ilgilidir. Varolanı kimse yaratamaz, değiştiremez çünkü zaten vardır. Doğru ise düşüncelerle oluşan teorilerdir. Bu bağlamda gerçeğin tartışılarak, yorumlanarak oluşmayacağına hem fikiriz. Geriye tek bir doğru kalıyor. Peki doğruyu kim belirler? Biz mi yoksa diğer seçenekler mi?
Okumak, dinlemek, izlemek vb. insanların yapması gerekli eylemlerdendir. Ancak olanlardan ders çıkaracak, not alacak, karar verecek, eğlenecek, yaşayacak olan sizsinizdir. Kararlarınızı kimsenin etkisinde kalmadan doğruya ve yanlışa göre yorumlayıp, bu yorumlarınız sonucunda vermelisiniz. Dinlediğiniz bir müziğin, izlediğiniz bir filmin, tanıdığınız bir arkadaşınızın notunu çevrenizdekiler değil siz vermelisiniz. Çünkü doğru, duruma göre değişebilen bir şeydir. Biri siyahla-beyazın uyumlu renkler olduğunu savunurken, başka biri çıkıp bunun aksini savunabilir. Kör kararlar hayatınızı olumsuz etkiler. Bu yüzden de ya diğer insanlara danışmalı, ya okumalı, ya da bakmalı ve izlemelisiniz. Böylece görebilirliğinizi arttırıp, daha doğru kararlarla gerçekliğe yaklaşırsınız. Bu açıdan da ekşisözlük konusuna dönücek olursak bilgi ve eğlence açısından gayet başarılı bir sitedir. Ama sadece budur, gerisi ötesi değildir. Hatta her popülerizme yenik düşen varlığın büyük bir yalan olduğu savını kabul görürsek, yalan bile denebilir. Çünkü insanlar gözler önündeyken doğal olamaz. En doğalım diyen bile asla bunu başaramaz. Doğal olmayan da gerçeği ziftle kaplamaya çalışır. Bunun sonucunda da bilgi yetersizliğinden gerçekleri görmek zorlaşır. Ve insanlarda gerçek hissettiği şeye tutunmaya çalışır. Ama gerçek sandığınız şeyin ellerinden kayıp gitmesi “Gerçekler acıdır.” sözünü hatırlamaktan bile daha acıdır. Bu yüzdende bunları sadece bir araştırma olarak görmenizi öneririz. Hayatınızı asla gereksiz şeyler için boşa harcamayın. Vakit sizin için işliyor, hayatınızı siz yönlendireceksiniz. Zamanın içinde olan sadece sizsiniz, ikinci bir kişiye yer yok. O yüzden doğru kararları vermek için sağlam bir iradeye, geniş bir görebilirliğe, her zaman gerekenden az zamana (bkz. izafiyet), ve çok bilgiye ihtiyacınız var. Ama gene de kendi fikirlerinizi savunun, yanlış olduğunu hissettiğinizde fanatikleşip savunmaya devam etmeyin, doğru geleni seçin, başkalarının doğruları size de doğru geldiyse sorun yoktur. Ama gelmediğinde çoğunluğa (şimdi işe yaradı), kulak asmayın. Gerçekleri keşfedenler genelde yalnız olanlardır anekdotu doğrudur. Ama yalnız yaşamak kendi başına üzücü bir gerçektir. Bu da hayatın ironisidir.
Not 1: İnisiye olmuş insanlar için gereksiz bir şey yoktur. Kum tanesi bile boyutundan çok daha fazla anlam taşır. Bu yapıyı kavramak çok zordur. Ama imkansız değildir. (Adidas amcamız ne demiş impossible is nothing.)
Not 2: Bu yazı polemik içermemektedir. Lütfen dikkatli okuyunuz.
Not 3: Ekşide okuyucak çok şey buluyoruz. Altın madeninde eline aldığın her taş altın değildir, ama içinde altın bulunabildiği için altın madeni denilmiştir.








15 Temmuz 2008, 19:17
“Altın madeninde eline aldığın her taş altın değildir, ama içinde altın bulunabildiği için altın madeni denilmiştir.” Koskocaman bir yazıyı özetliyor… Ama ben yine de ekşi sözlük sitesini şiddetle kınıyor ve kapatılmasını/sansürlenmesini istiyorum…