Geo dergi otuzaltıncı sayısında çok ilginç bir konuyu kapağına taşıyor; ‘Neden inanırız?’.Mali’de göl suyuyla abdest alan Müslüman ve Japonya’da şelalenin altında dua eden Yamabuşi Budisti. İki insanın dünyası birbirinden bu denli ayrı olabilir. Ancak ikisinin hayatı da aynı eksen etrafında dönüyor. Kendilerinden çok daha yüce, doğaüstü ve her şeye hükmeden o güç: Tanrı.
GEO bu sayısında dünyanın en ücra köşesini mercek altına alıyor. Yaşamın kökenlerine ışık tutmayı amaçlayan araştırmacılara eşlik eden GEO muhabirleri, Antarktika Kuru Vadilerindeydi. Bilim adamları, dünyadışı bir manzarayı andıran, kızıl tozdan ve çıplak kayalardan oluşan bu çölde evrimin ilk günlerindeki gibi yaşayan canlıların izini sürüyor… Antarktika dosyasının diğer bölümünde 1897′de çıkılan Güney Kutbunu araştırmaya yönelik ilk bilimsel keşif gezisi canlandırılıyor: Kâşifler pek çok olasılığa karşı hazırlıklıydı ama 377 gün buzda sıkışıp kalacakları akıllarının ucundan geçmemişti. Ünlü isimlerden oluşan mürettebatın etkileyici hikâyesi.
Hayatın en önemli anlarını ölümsüzleştirerek sihirli bir dünyanın kapılarını açan, fotoğrafçılık sanatıyla ilgilenen amatör yada profesyonel herkesi GEO Fotoğraf Yarışmalarının ilkine katılmaya davet ediyoruz. MAVİ temasını yansıtan yarışmaya katılım için bir üye olmanız ve aşağıdaki özelliklere uygun fotoğrafınızı siteye yüklemeniz yeterli. Konu ile detaylı bilgileri buradan elde edebilirsiniz.
GEO bu sayısında kökleri Roma’da bulunmasına karşın altın çağını Osmanlı’da yaşayan su kültürünü, hamamı masaya yatırıyor. Pascal Meunier’nin fotoğrafları, imparatorluğun dört bir yanına yayılmış Türk hamamlarının büyüleyici bir resmi geçidini sunuyor. Tarih boyunca gerek temizliğin gerek cinsel fantezilerin mekânı olan hamam, sosyalleşmenin atardamarlarından biriydi. Patrona Halil örneğindeki gibi, devleti sarsacak isyanlara dahi yataklık etti. Hamamda yıkanmanın şekli, yüzyıllardır değişmeden sürüyor. Öyleyse nedir Batı dünyasında “Türk Hamamı” efsanesini yaratıp besleyen?
Dergi Planet aylık sinema dergisinin Haziran sayısında yine birbirinden farklı filmlerle ilgili yazılar yer alıyor. Uzakdoğu Sinemasından Bu San, Tuya’s Marriage ve Yihe Yuan, Avrupa Sinemasından Black Book, Falkenberg Farewell, La Moustache ve Paris Je t’aime, Amerikan Bağımsızlarından Quinceanera ve Vizyon Filmlerinden de Hot Fuzz bu sayıda sizleri bekleyen incelemeler. Geniş incelemelerin yanı sıra yönetmen bölümünün bu ayki konuğu; Fransız yönetmen François Ozon.