Olmayan ülkenin anahtarı

Eğer ki sizde bizim gibi bir ülkeye, yere, ideale inanıyorsanız ve bunun yerini ve kaynağını soruyorsanız: size ne yazık ki bunun cevabını asla veremeyeceğimizi söylemek istiyoruz. Ancak bunun ne flimlerde, ne kitaplarda, ne de gördüğünüz, duyduğunuz şeylerde bulabileceğinizi söyleyebiliriz. Eğer varsa ki bunu görebilen veya gidebilen asla geri dönüp 5 duyu organımızın algılayabileceği şekilde bize anlatamadı. Ama haritanın önemli bir kısmı hepimizde mevcut. Yazının devamını okumak için tıklayın!

2 acı 1 tatlı haber

İşte hayatın formülü bu kadar basittir televizyonda. Sizler ekranlarda gösterilenlere bakarken rejide bir sonraki haberin konusu konuşulur, belkide bir sonraki heyecanlı haberi söyleyip reklam arası verilir. Sizlerde o arada gider mısır cipsi alır kaldığınız yerden devam edersiniz izlemeye. Ekranda duruma göre bir adam veya bir kadın belirir, önüne kağıtlar gelir. Haberin içeriğine göre ekrana sahte bakışlar atarak haberi okumaya başlar. Acılı bir haber okurken gözleri aşağı bakar, magazinel bir haber anlatınca yavşakça güler, ilginç haber anlatınca ardından ağzını yayvan bir şekilde açıp bizlere sırıtır. Yazının devamını okumak için tıklayın!

21.yy'ın yönetim şekli: Korsancılık

20. yy ile geride kalan bir emperyalizm yönetim şekli. Ve 21. yy yeni ütopik yönetim şekli olan korsancılık. Bildiğiniz gibi yaşadağımız zamanda adlarını bile bilmediğimiz yöneticiler, onların adamları ve onların adamları şeklinde kurulmuş firmalar ve düzenler üzerinden yönetilmekteydik. Doğru dürüst bir kimliğe bile bürünememişken dikilen kurumsal kimlikler çıkmıştı önümüze. Onlar ne sunarlarsa bunları kabul etmek zorundaydık(pratikte). Peki istediğini yapan kişiler birgün farkında olmadan bizlere sattıkları şeyleri yavaş yavaş sermaye dışına kaptırdıklarını farkettikçe neler oluştu? Yazının devamını okumak için tıklayın!

Bir milyon imza!

AKP, 2003 yılında 25 milyar dolar gelir elde edileceğini ileri sürerek kamuoyunda kısaca 2/B orman arazilerinin satışı olarak bilinen konuyu gündeme getirmiş, bu girişim TEMA Vakfı’nın da içinde bulunduğu Ormanlarımıza Sahip Çıkalım Birliği’nin önderliğinde yapılan çalışmalar, kamuoyunun tepkisi ve 10′ncu Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in veto kararı ile engellenmişti. Ancak, AKP seçim bildirgesinde de yer verdiği 2/B orman arazilerinin satışını, kapsamını daha da genişleterek yeniden gündeme getiriyor. Çevre ve Orman Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı bu konudaki teknik çalışmaları başlattı. Yazının devamını okumak için tıklayın!

Sistem nereye biz oraya

Hergün yeni birşeyler çıkıyor, yapılıyor, oluşuyor. Hergün monoton hayatımıza anti-monoton terimler giriyor. Bu anti-monoton katalizörler biz enzimciklere monoton kısmını yapıştırıp bizleri zombiciklere çeviriyor. Bizler bu katalizörlerin farkına varmadan anti-emperyalist sözler savuruyor, hayata tutunamamaktan sözediyor, kazan-tüket türünde robotlara çevriliyoruz. Beynimizde oluşan anlık aydınlanmalarda elmaların parlaklığında yokoluyor. Kurtlu elmaları afiyetle yemeye başlıyoruz, ama bağırıp, çağırmaktan bıkmıyoruz. Yazının devamını okumak için tıklayın!

Bir Punk Manifestosu: Bölüm 3

Punk’ı kültürel anlamda bir hareket haline sokan bazı faktörleri saymaya çalıştım. Boş bir sebep uğruna etrafta herşeyi parçalamaya çalışan, gaddarlık yapan, çalıp çırpan, kavga eden; günümüz punk stereotipi olarak gösterilmeye çalışılan kişiler; aslen güzel görünümlü aptal kafalı pop yıldızlarından farksızdırlar. Yazının devamını okumak için tıklayın!

Bir Punk Manifestosu: Bölüm 2

Punk’ın objektif gerçekliğe olan bağımlılığı paylaşılan tecrübeler noktasından ileri gelir. Dışarıda kalabalıkta duran herkes, tecrübenin gerçekliğini hisseder. Kimsenin çıkıpta farklı olmak konusunu açıklayıcı bir doktrin yazmasına gerek yoktur bu tecrübeyi paylaşmak için. Gerçek, aynı tecbrübeyi paylaşmış insanlarca böylece belirlenir ve anlaşılır. Yazının devamını okumak için tıklayın!

Bir Punk Manifestosu: Bölüm 1

Hayatımın yarısından fazlası boyunca bir parçam olduğu için; süregelen sosyal fenomen Punk’ı tanımlamaya kalkışmanın ve gerekirse savunmanın zamanı geldiğine inanıyorum. Hayret edilesidir ki, bu kadar çok kültüre yayılmış ve duygusal bir şey bu kadar zamandır tanımsız kalmıştır. Punk’ın kökleri tarihte birçoğunuzun tahmininden daha derinlere inmektedir. Yazının devamını okumak için tıklayın!

Lakaptı Nick oldu, Kenan’dı Qnan oldu

Ne oluyor anlamıyorum, internette şöyle bir bakıyorumda herşey deforme olup, yozlaşıyor. Bu sadece internet için geçerli değil şöyle dışarıda bir tur atıp sağa dola bakarsanız da hemen görebilirsiniz. Özellikle isimler inanılmaz bir şekilcilik kurbanı olmuş durumda. İnternet gibi her türlü dalaverenin olduğu bir ortamda herkes haklı olarak gerçek ismini kullanmak istemiyor, bu yüzdende kendine bir lakap (nickname) oluşturuyor. Ancak bu olayı öyle abartmışlar ki sırf bu nick uğruna saatlerini harcıyor, nickim nasıl olmuş diye tartışmalar yapıyor, üsttekinin nicki hakkında ne düşünüyorsunuz, alttakinin **** hakkında ne dersiniz gibi abuk subuk konular için konuşuyorlar. İşte bu konuyu irdelemek, anekdotlar sunmak, kısaca bir deneme yazmak istiyorum. Yazının devamını okumak için tıklayın!

Romans-Bilim Kurgu karışıklığı “The Matrix”

Filmi izledikten sonra koşarak Simülakrlar ve Simülasyon kitabını aldık kütüphanelerimize. Şartlanmıştık, çünkü filmin öznesi onu okumaktaydı. Ne kendimizin özne olduğunun, Ne de onun özne olmadığının farkında değildik. Yazının devamını okumak için tıklayın!

Sayfa: 1 2 3 İleri

OUC TV

Mutlu
İyi karma edin
Dramatik bakış
Avrupa hava trafiği
Lösemi artık kimseyi üzmesin!
İnsandan kaykay