Bir Punk Manifestosu: Bölüm 3

Punk’ı kültürel anlamda bir hareket haline sokan bazı faktörleri saymaya çalıştım. Boş bir sebep uğruna etrafta herşeyi parçalamaya çalışan, gaddarlık yapan, çalıp çırpan, kavga eden; günümüz punk stereotipi olarak gösterilmeye çalışılan kişiler; aslen güzel görünümlü aptal kafalı pop yıldızlarından farksızdırlar. Yazının devamını okumak için tıklayın!

Bir Punk Manifestosu: Bölüm 2

Punk’ın objektif gerçekliğe olan bağımlılığı paylaşılan tecrübeler noktasından ileri gelir. Dışarıda kalabalıkta duran herkes, tecrübenin gerçekliğini hisseder. Kimsenin çıkıpta farklı olmak konusunu açıklayıcı bir doktrin yazmasına gerek yoktur bu tecrübeyi paylaşmak için. Gerçek, aynı tecbrübeyi paylaşmış insanlarca böylece belirlenir ve anlaşılır. Yazının devamını okumak için tıklayın!

Bir Punk Manifestosu: Bölüm 1

Hayatımın yarısından fazlası boyunca bir parçam olduğu için; süregelen sosyal fenomen Punk’ı tanımlamaya kalkışmanın ve gerekirse savunmanın zamanı geldiğine inanıyorum. Hayret edilesidir ki, bu kadar çok kültüre yayılmış ve duygusal bir şey bu kadar zamandır tanımsız kalmıştır. Punk’ın kökleri tarihte birçoğunuzun tahmininden daha derinlere inmektedir. Yazının devamını okumak için tıklayın!

Lakaptı Nick oldu, Kenan’dı Qnan oldu

Ne oluyor anlamıyorum, internette şöyle bir bakıyorumda herşey deforme olup, yozlaşıyor. Bu sadece internet için geçerli değil şöyle dışarıda bir tur atıp sağa dola bakarsanız da hemen görebilirsiniz. Özellikle isimler inanılmaz bir şekilcilik kurbanı olmuş durumda. İnternet gibi her türlü dalaverenin olduğu bir ortamda herkes haklı olarak gerçek ismini kullanmak istemiyor, bu yüzdende kendine bir lakap (nickname) oluşturuyor. Ancak bu olayı öyle abartmışlar ki sırf bu nick uğruna saatlerini harcıyor, nickim nasıl olmuş diye tartışmalar yapıyor, üsttekinin nicki hakkında ne düşünüyorsunuz, alttakinin **** hakkında ne dersiniz gibi abuk subuk konular için konuşuyorlar. İşte bu konuyu irdelemek, anekdotlar sunmak, kısaca bir deneme yazmak istiyorum. Yazının devamını okumak için tıklayın!

Romans-Bilim Kurgu karışıklığı “The Matrix”

Filmi izledikten sonra koşarak Simülakrlar ve Simülasyon kitabını aldık kütüphanelerimize. Şartlanmıştık, çünkü filmin öznesi onu okumaktaydı. Ne kendimizin özne olduğunun, Ne de onun özne olmadığının farkında değildik. Yazının devamını okumak için tıklayın!

Sayfa: Geri 1 2 3 4 5 6 İleri