Gönüllerin şampiyonu fallendesign:)

Sitemizin tasarımcısı fallendesign bundan yaklaşık bir ay kadar önce bizden izin alarak site(sini)mizi yarışmalara sokmak istediğini söylemişti. Bizde seve seve katılmasını istemiştik, zaten hakketmediği sadece bizlere (iyi niyetli yapım:) destek olmak için nerdeyse bir hiç pahasına yaptığı bu siteyle istediğini yapabileceğini söylemiştik. Yakın zamanda gerçekleşen SWSSY yarışmasına bu sebeple katılmıştı(k). Bu akşamüstü mail hesabıma gelen bir postayla şaşkına uğramıştım. En ufak bir dereceye bile girememişti Olmayan Ülkenin Çocukları tasarımıyla fallendesign. Yazının devamını okumak için tıklayın!

Anneler günü ve kapitalist düzen

Asıl mesleği öğretmenlik olan 1864 doğumlu Anna Jarvis, 1902 yılında babası ölünce annesi ile beraber ABD’de, Philadelphia’da yaşamaya ve çalışmaya başladı. Üç yıl sonra 9 Mayıs 1905′de de annesini kaybetti. Sürekli annesi ile beraber yaşamasına rağmen öldükten sonra “Ona hayatta iken gerekli ilgiyi gösteremediği”ne inanıyor ve bunun ezikliğini duyuyordu. İki sene sonra Mayıs’ın ikinci pazarında, annesinin ölüm yıldönümünde arkadaşlarını evine çağırdı ve bu günün anneler günü olarak ülke çapında kutlanması fikrini ilk onlara açtı. Anneler günü işte böyle manalı bir şekilde hayatımıza girmiş ama hikaye bu kadarla mı bitiyor acaba? Yazının devamını okumak için tıklayın!

Hollywood sinemasına eleştirel bir bakış

Sanat; gerçekliği özel bir yansıtma biçimidir. Gerçeklik daima önce gelir gerçek burada varlık ile eş anlama gelmektedir. Varlık, organik inorganik, ruhsal ve sosyal gerçeklik olabilir. Sanat tümünü yansıtabilir. Ancak Marksizm için bu gerçekliğin özünde, ne olduğu sorusunda ortaya çıkar. Bu gerçekliğin, sanatın objesi olması sorgular. Bu sorgulama Marksist Estetiğe yön verir. Yazının devamını okumak için tıklayın!

Bugün 1 Mayıs ve ben çalışıyorum

Hiçbir zaman bir 1 Mayıs benim için bir çileye dönüşmedi, her 1 Mayıs benim için yüzümün biraz daha güldüğü yeni bir gündü. Kazanılmış bir 1 Mayıs vardı benim düşüncelerim içerisinde çünkü. Her yılda okuduğum o günleri hatırlayıp daha çok gülümserdim. Hiç çile olmadı bir 1 Mayıs benim için. Yazının devamını okumak için tıklayın!

Suyunu Boşa Harcama

TEMA vakfının bir sloganı olan “Suyunu Boşa Harcama“, nasıl basit bir şekilde su israfını önleyerek, gelecekte bizi bekleyen “susuzluk” teorisinin engellenemesede (Üzgünüz, ancak vakit bunun için geç artık.), yavaşlatılabileceğini öğretiyor. Herkesin bunu özünde benimseyip, aynı duyarlılıkla kişisel olarak yerine getirmesini umuyoruz. Çünkü, bunları yerine getirmezsek 70′den sonra doğan insanları çok kötü olaylara karşı hazırlıklı olmasını ve asla sitem etmeden kabul etmeleri gerektiğini bildirmek isteriz. Çünkü suçlular sadece biz olacağız.

Sayfa: Geri 1 2 3 4 5 6 İleri