Olmayan ülkenin anahtarı

Eğer ki sizde bizim gibi bir ülkeye, yere, ideale inanıyorsanız ve bunun yerini ve kaynağını soruyorsanız: size ne yazık ki bunun cevabını asla veremeyeceğimizi söylemek istiyoruz. Ancak bunun ne flimlerde, ne kitaplarda, ne de gördüğünüz, duyduğunuz şeylerde bulabileceğinizi söyleyebiliriz. Eğer varsa ki bunu görebilen veya gidebilen asla geri dönüp 5 duyu organımızın algılayabileceği şekilde bize anlatamadı. Ama haritanın önemli bir kısmı hepimizde mevcut. Yazının devamını okumak için tıklayın!

21.yy'ın yönetim şekli: Korsancılık

20. yy ile geride kalan bir emperyalizm yönetim şekli. Ve 21. yy yeni ütopik yönetim şekli olan korsancılık. Bildiğiniz gibi yaşadağımız zamanda adlarını bile bilmediğimiz yöneticiler, onların adamları ve onların adamları şeklinde kurulmuş firmalar ve düzenler üzerinden yönetilmekteydik. Doğru dürüst bir kimliğe bile bürünememişken dikilen kurumsal kimlikler çıkmıştı önümüze. Onlar ne sunarlarsa bunları kabul etmek zorundaydık(pratikte). Peki istediğini yapan kişiler birgün farkında olmadan bizlere sattıkları şeyleri yavaş yavaş sermaye dışına kaptırdıklarını farkettikçe neler oluştu? Yazının devamını okumak için tıklayın!

LÖSEV'e destek olalım

LÖSEV’in kurban kampanyasına yazmış olduğumuz yazı her ne kadar ilan etsede sitemizin kısıtlı ziyaretçi sayısından dolayı desteğimizin yeterli olacağını düşünemiyoruz. Bu sebeple vermek istediğimiz desteği sizlerle beraber çoğaltmak istedik. Bu sebeplede LÖSEV adına resmi olmayan web sayfaları için bantlar hazırladık. İlk önce kendi sitemizde kullandık, sizlerde istediğiniz gibi bu bantları sitenizde kullanarak destek olabilirsiniz. Yazının devamını okumak için tıklayın!

Sistem nereye biz oraya

Hergün yeni birşeyler çıkıyor, yapılıyor, oluşuyor. Hergün monoton hayatımıza anti-monoton terimler giriyor. Bu anti-monoton katalizörler biz enzimciklere monoton kısmını yapıştırıp bizleri zombiciklere çeviriyor. Bizler bu katalizörlerin farkına varmadan anti-emperyalist sözler savuruyor, hayata tutunamamaktan sözediyor, kazan-tüket türünde robotlara çevriliyoruz. Beynimizde oluşan anlık aydınlanmalarda elmaların parlaklığında yokoluyor. Kurtlu elmaları afiyetle yemeye başlıyoruz, ama bağırıp, çağırmaktan bıkmıyoruz. Yazının devamını okumak için tıklayın!

Dünya’nın yeni 7 harikası

07.07.07 tarihinde dünyanın yeni yedi harikası açıklanmıştı. Açıklamaya göre yapılan uzun süreli anket sonucu Çin Seddi(Çin), Kolezyum(Roma), Petra(Ürdün), Taç Mahal(Hindistan), Machu Picchu(Peru), İsa Heykeli(Brezilya), Chichen Itza(Meksika) dünyanın yeni yedi harikası seçilmişti. Elbette bir çok yerde bu yerlere ait resimler mevcut ancak dünyanın yedi harikasının hazırlanmış panaromaik halini görmenizi öneririm.

Olmayan ülkeyi ararken #3

Hayallerimiz vardı ve inandıklarımız. Herkes hiçe sayarak ezer geçerdi, çünkü ezerek geçen hiçkimse bu hayallere inanacak kadar kendini kandıramamıştı. Ne bir cesaret vardı, ne bir inanç, ne bir gerçek. Tek bildikleri, bilmeyerek imrendikleri hayallere salyalarını akıtarak tükürükleriyle nefret dolu kinlerini kusmaktı. Kanatlarınız çıkmadığından hor görürlerdi, tiyatro icat edildiğinden rol derlerdi, gözlerinizi kıstığınızda nefret beklerlerdi. Peki kim bilirdi? Asla pes etmemekti, inanç dolu bir hayatta, her zaman hayaller yaşıyacak bir yere sahip olacaktı, siz kendinizi kandırsanızda. Her zaman 2+2 tahtada 4 olacaktı, hayallerde ise belki asla anılmayacaktı.

Meteoroloji: Kuraklık kalıcı

Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nün 31 Temmuz 2007 tarihli 2007 Kuraklık Değerlendirmesi raporu, Türkiye için iç karartıcı bir tablo çizdi. Yazının devamını okumak için tıklayın!

Tek özgürlük “Gerçek Yalnızlık”tır

Özgürlük sizce nedir? Göreceli midir? “Bir kişinin özgürlüğünün bittiği yerde, diğer kişinin özgürlüğünün başladığı” mıdır yoksa TDK’nın sözlüğünde “Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu, serbestî” sözleri ile anlatılan gerçekten yaşadığımız dünyada gerçekleşebilecek bir kanun ya da tozlu sayfalarda kalacak olan bir teorem midir? Olmayan Ülkede yalnızlığın bir tanımı var ise oda: “Tek özgürlük “Gerçek Yalnızlık”‘tır. Yazının devamını okumak için tıklayın!

Olmayan ülkeyi ararken #2

Aynada gördüğümüz kendimizi bile anlayamazken, en yakın arkadaşımızla, eşimizle, dostumuzla bile anlaşamazken, sayıları milyonlarla ölçülen ülkelerin birbirini anlaması olabilir mi gerçekten? Herşeyi bu kadar hor kullanırken, her defasında bizi allı ballı kutular, paketler içinde şeytanla çilingir sofrasına oturmamıza ne demeli. Özgürlük diye savunurken çifter çifter ayakkabı, nazar değmesin cep telefonu, çizilmesin araba, dublex, triplex, villa, yalı, şatodan kurtulamamak onlar için yaşamamıza ne demeli? Elle tutulurmu olmalı herşey aslında, ülkeler neden vardır ki, olmayan bir ülke yokmu oralarda?

Sokak şövalyeleri

Hepimiz 20yy. Don Kişot’ları değil miyiz? Hangimiz iki kırma tuğladan uçuca eklenmiş 9 adımdan kale yapmadık. Ne bir file vardı ne bir direk ama 9 adımlık mesafeyle duran iki taştan varsaydığımız hayali bir kaleye golleri sıralamadık mı? Birimiz Maradona birimiz Pele birimiz Marco van Basten olmadı mı? Birde belden üstü gol olmaz dedik ancak ortada ne bir bel vardı nede beli gösteren bir değer. Ama inanırdık öyle zahiri şeylere. Hayallerimizi savunur herkes dalton misali olduğundan bellini göstererek kendisini ispat gösterirdi. Birde top bayır aşağı kaçınca şıngar çıkardı “En son ben aldım, sıra sende” diye hep karışırdı bu sıralar. Arasıra homurdayan 4 tekerlekli canavarlar dalardı sahaya. Kenarlara açılır ses etmezdik bu canavarlara, üstelik kale olduğuna inandığımız taşları çekerdik kenara, canavar geçtikten sonra gene koyardık göz kararı aynı noktalara. Biz hep Don Kişot’tuk aslında. Yazının devamını okumak için tıklayın!

Sayfa: 1 2 3 İleri

OUC TV

Lösemi artık kimseyi üzmesin!
Siz kör olmadığınıza emin misiniz?
Mutlu
İnsandan kaykay
Dramatik bakış
Avrupa hava trafiği