Hayal ürünüdür!

Saat oldukça ilerledi, hava kararmaya başladı. Optimist görüşlü olsamda havanın kararması ile içimide karartmıştı. Gerçi sebep hava filan değildi. Nasıl olsa sürekli perdesini bile açmaya üşendiğim odam hep karanlıktı. Yıllardır sırt ağrılarımın baş nedeni olan çekyat ve kankası bilgisayarla gene üçlü bir şekilde kurulmuş dördüncü hangi film olsun diye düşünürken. Poşedi açıp içinden üzerinde PRINCO yazan cd’yi çıkardım. Üzerinde princo yazsada aslında içinde duygusal temalı, bir o kadar kan öğeli yirmisekizli, mirmisekizli tırt bir devam filmi vardı. Taktım. Yazının devamını okumak için tıklayın!

Camdan bakanlar

“Tik tak tik tak tik tak… Saat 12 olmak üzere. Birazdan topuyla sokağa fırlar, spor ayakkabılarını giyerek. Acaba beni de yanına alır mı? Ama acelesi olacak beni hatırlaması çok zor. Olsun bende ona sorarım, böylece hatırlar değil mi? Hayır bunu yapamam. Bu zaten kendini davet etmek olur, çok terbiyesizce.” dedi çocuk ve aniden yukardan bir gürültü duyuldu, birisi hızlı hızlı merdivenlerden inerek geliyordu. Son 3-4 basamağa ulaştığında merdivenlerden yere doğru atladı. Elindeki futbol topunu tutarak aceleyle spor ayakkabılarını giymeye çalışıyordu. Yazının devamını okumak için tıklayın!

OUC TV

Siz kör olmadığınıza emin misiniz?
Dramatik bakış
İyi karma edin
Avrupa hava trafiği
İnsandan kaykay
Gerçek Transformer