GEO, bu sayısında insanoğlunun zihnini ve duygularını binyıllardır esir alan, tarihin akışını belirleyen, başyapıtlara ilham veren, bazen acıdan kıvrandırıp bazen yeryüzü cennetine davet eden bir mefhumu, aşkı ele alıyor. Neden âşık oluruz, neden sevmeye mecburuz? Bilimciler aşkı nasıl tanımlıyor, onlara göre aşk ne tür süreçleri içeriyor? Beynin, hormonların, sosyal faktörlerin rolü ne? Tutku dağları sardığında ne tür reaksiyonlar harekete geçiyor; neden sakarlaşıyor, terliyor, kekeleyip duruyoruz? Ve tutkulu bir aşk, zamanla nasıl sevgi dolu bir beraberliğe dönüşüyor? Mutsuz ilişkileri devam ettirmekte neden ısrar ediyoruz? GEO gözüyle aşk.
Görsel sanatlar üzerine ücretsiz olarak ingilizce ve türkçe yayınlanan e-dergi Bak, “Ben” temalı yeni sayısı yayınlandı. Bu sayısında bir çok sanatçıyla röportaj, konuya ait görsel çalışmalar, haberler ve tanıtımlar yer alıyor. Gelecek sayının konusu ise: Gece. Dünyanın her yerinden bu konu hakkında ki çalışmaları bekliyorlar.
GEO dergisi kırmızı konulu yarışmasını başlattı hatta bitiriyor bile. Haziran ayının 30′una kadar hala şansınız var. Temmuz ayında ise yarışmaya katılan fotoğraflar için oylamalar başlatılacak. Konu ile detaylı bilgileri buradan elde edebilirsiniz.
EkleBunu website sahibi olanlar için düşünülmüş bir online imleme sistemi. Bu imleme sisteminin en önemli özelliği bir çok sosyal imleme sitesine (Türkçe siteler dahil) sayfalarınızı tek bir buton yardımı ile ekleyebilmesi. Böylece kalabalıktan kurtularak, güncel bir şekilde sayfalarınızın ziyaretçileriniz tarafından kolayca imlenmesini sağlayabilirsiniz. Ayrıca rss sistemine sahip bir siteniz var ise rss ekle butonu ile ziyaretçilerinizin rss dosyanızıda rss takip sitelerine eklemeleride mümkün. Bu başarılı sistemi kutlar, site sahiplerinin EkleBunu servisini kullanmasını öneririz.
Geo, bu sayısında yaratıcılığı masaya yatırıyor. Homo creativus yaratıcılığı sayesinde geceleri gündüz eder, gökleri fetheder, bilgisayarlar yapar, hatta ruhunun derinliklerini araştırıp kendisini yeni bir insana dönüştürür. Peki yaratıcılığı ortaya çıkaran koşullar nelerdir, yaratım süreci nasıl işler? Hepimizin içinde bir sanatçı, mucit yatar mı? Haziran sayımızda tüm bu sorulara yanıt aramakla yetinmiyor, yaratıcı süreçlerin işlendiği, evrenin en karmaşık yapısı beyni tanıtıyor, sınırlı alanlarda mucizevi başarılar gösteren savantları, yapay zekâ araştırmalarında gelinen son noktayı, hayvanlar âleminin sanatçılarını ele alıyoruz. Eğlendirici olduğu kadar zorlayıcı yaratıcılık testimiz’de cabası.
Blog yazıyor, yada blog sitelerini takip ediyorsanız, blog dünyasından son haberler ve blog siteleri için birbirinden güzel haberleri ileten blog kazanı sitesi yaklaşık 2 aydır yayın yapıyor. Blog siteleri ile uğraşan herkesin ilgisini çekecek yazılar olduğuna eminiz. Favorilerinize eklemeyi unutmayın, en azından RSS olarak takip edin.
Ücretsiz olarak kod parçacıkları yazıp dağıtan, bildiği konularda insanlara yardımcı olan, okuyacak kitabı olmayan, doğuda çok uzaktaki kardeşlerimize tek başına sırtladığı bir kitap kampanyasi oluşturup, bizlerden (okurlarından) destek alarak, ilerletip, başarıya ulaştıran, olmayan ülkenin çocuklarını hiçbir bağımız olmadığı halde sitelerinde karşılıksız tanıtıp, bizlere daha fazla okur kazandıran Erhan Yakuter’in kişisel blog sitesi yakuter yaklaşık bir hafta kadar önce aniden kapanmıştı. Neyse ki bu durum fazla uzun sürmedi.
GEO bu sayısında yıllarca dudak bükülen bir konuyu, iyimserliği mercek altına alıyor. Bilim insanları, 20 yıldır sadece marazların değil insanın pozitif yönlerinin de incelenmesi gerekliliğini kabul ettiğinden beri, olumlu düşünce de araştırma konuları arasında yerini aldı. Peki optimizm gerçekten de Milan Kundera’nın dediği gibi, “aptalların afyonu” mu yoksa insanı daha sosyal, başarılı, etkin ve sağlıklı olmaya iten bir güç mü? İyimserliği besleyen kaynaklar, iyimserleri kötümserlerden ayıran temel kognitif farklılıklar nelerdir? Öğrenilebilir mi? Bu yazıyı okuduktan sonra bakalım optimizmin “naif” gücünü içinizde hissedecek misiniz?