Sistem nereye biz oraya

Hergün yeni birşeyler çıkıyor, yapılıyor, oluşuyor. Hergün monoton hayatımıza anti-monoton terimler giriyor. Bu anti-monoton katalizörler biz enzimciklere monoton kısmını yapıştırıp bizleri zombiciklere çeviriyor. Bizler bu katalizörlerin farkına varmadan anti-emperyalist sözler savuruyor, hayata tutunamamaktan sözediyor, kazan-tüket türünde robotlara çevriliyoruz. Beynimizde oluşan anlık aydınlanmalarda elmaların parlaklığında yokoluyor. Kurtlu elmaları afiyetle yemeye başlıyoruz, ama bağırıp, çağırmaktan bıkmıyoruz. Yazının devamını okumak için tıklayın!

Lakaptı Nick oldu, Kenan’dı Qnan oldu

Ne oluyor anlamıyorum, internette şöyle bir bakıyorumda herşey deforme olup, yozlaşıyor. Bu sadece internet için geçerli değil şöyle dışarıda bir tur atıp sağa dola bakarsanız da hemen görebilirsiniz. Özellikle isimler inanılmaz bir şekilcilik kurbanı olmuş durumda. İnternet gibi her türlü dalaverenin olduğu bir ortamda herkes haklı olarak gerçek ismini kullanmak istemiyor, bu yüzdende kendine bir lakap (nickname) oluşturuyor. Ancak bu olayı öyle abartmışlar ki sırf bu nick uğruna saatlerini harcıyor, nickim nasıl olmuş diye tartışmalar yapıyor, üsttekinin nicki hakkında ne düşünüyorsunuz, alttakinin **** hakkında ne dersiniz gibi abuk subuk konular için konuşuyorlar. İşte bu konuyu irdelemek, anekdotlar sunmak, kısaca bir deneme yazmak istiyorum. Yazının devamını okumak için tıklayın!

İnsanlık ayıbı: Mekanik İstila

Günlerden cumaydı, elime geçen Yami: Mekanik İstila oyununu DVD sürücüme takıyordum. Amacım nadir bulunan türk oyunlarından birini daha oynamaktı. Ekrana oyunun kurulum programı gelmişti, klasik next next tarzı ilerleyerek biran önce oyuna başlamak istiyordum, bu isteğimi kurulum arasında accept sorusuyla karşılaşarak mümkün olmadığını anlamıştım. Baştan miğdemi bulandırmıştı, kolay olmayacaktı bu sonun başlangıcıydı.” Acaba orda accept sorusuna ihtiyaç varmıydı?” diye sorgulamadan, kabul edip ilerledim, kurulum başlamıştı mavi barlar ilerliyor bende seviniyordum tam kurulum bitti diye sevinirken karşıma indeo ligos codecini kurma ekranı geldi neyse kafaya takmamalıydım çünkü bu oyunu oynamak istiyordum ve kur diyerek devam ettim. Yazının devamını okumak için tıklayın!

Kehanet: Jüriler yarışıyor!

Televizyonlarda her geçen gün bir yarışma programı bitiyor, iki tanesi yayınlanıyor. İçinden çıkılmayan bir döngünün içine girilmiş durumda. Türk televizyon dünyasının skimsonik program yapımcılarının çal, çırp, yayınla mantığıyla oluşturduğu bu programlarda, jüri üyelerininde katılımıyla eğlence kategorisinden çıkıp inanılmaz bir halkı sömürme kategorisine kayıyor. Bizde bu sektörde sizin için bir kehanette bulunacağız. Eminiz ki bir skimsonik program yapımcısı sesimizi duyacak ve kehanetimizden esinlenip (bkz. arak) bunu halka muhteşem, tükenmeyen yetenekleri ile sunacaktır. Yazının devamını okumak için tıklayın!

Daft Punk mı yoksa sakız reklamı mı?

Bu aralar televizyonlarda Azra Akın’ın oynadığı bir reklam dönmekte. Işıklar, boyalar, danslar ve en önemlisi ise müzik. Nedendir bilmem ne zaman bu reklamı görsem aklıma Daft Punk’ın Technologic şarkısını dinlemek geliyor. Sende bu hissi paylaşıyorsan geç içeri. Yazının devamını okumak için tıklayın!

Kızılırmak Nehri’ni de mahvettik!

Kızılırımak Nehri, Kayseri’de ki bir deterjan firmasının deposunu yıkaması sonucu köpürerek, beyaz aktı. Tahminlere göre 15-20 cm kalınlığında olan köpükler, 1 kilometre uzunluğa ulaştı. Bunun anlaşılmasından evvel Nevşehir Çevre ve Orman Müdürü Eren Bircan ölen balıklara rağmen yaptığı bir açıklamada “Endişeye gerek yok!” dedi. Ve konuyla ilgilendiklerini bildirdi. Ardından biraz konuyla ilgilendiklerinde aslında endişe duymamıza gerek olduğu ortaya çıktı. Yazının devamını okumak için tıklayın!

Dünya çapında kaldırım mühendislerimiz neden yok?

Evet arkadaşlar, bizim bu kadar her yıl yıkılıp, yapılan kaldırımlarımız varken, Neden hala dünya çapında kaldırım mühendislerimiz yok? Varsa, neden reklamı yapılmıyor? Bunun için yeterli AR-GE(araştırma-geliştirme) yatırımı yapılmıyor mu? Teknik olarak kaldırım mühendisliği yetiştirme açısından ülkemiz gerçekten bir cennet olmasına rağmen, bu konuda yeterince yatırım yapılmadığını düşünüyoruz. Yazının devamını okumak için tıklayın!

Üniversite sözlük çılgınlığı

2 yıl kadar önce ekşi sözlük’te bakınırken akla birden gelmiş bir fikir. İlk açıldığında .org uzantılı domainle yola çıkılmış, sonra uzun süren bir sessizliğin ardından .us uzantılı aynı ismi ile geri dönmüş, aynı veritabanını kullanan, şimdilik yerli pek çok üniversitenin .us domain uzantılı sözlüğünden oluşan maksat muhabbet olsun diye bir bütünün adı. Marifetleri say say bitmez bir sözlük içinde sözlükler dünyası. Yazının devamını okumak için tıklayın!

Korsana mı yoksa fahiş fiyata mı hayır?

Son yıllarda bir “Korsana hayır” gidiyor. Herkes televizyonlara çıkıp korsana hayır diyor, siteler açıp protesto ediyor. Korsanlık adaletin el kitabında suç olarak geçer bunun eğrisi doğrusu yoktur. Peki konu bu kadar basit mi sizce? Ya fahiş fiyatlar, bunlar da suç mu? Tabii ki suç! Ama kim bunu takıyor? Biz cevap verelim: Kimse. Çünkü o kadar güneşi balçıkla sıvamaya uğraşıyorlar ki kendi yaptıklarının korsanlık olduğunun farkına varmamıza imkan vermiyorlar ve bunun sonucunda ceplerini daha fazla doldurmaya çalışan insanlar ürüyor. Bir önceki konumuzdaki işlediğimiz göreceli doğruluk kavramı bir kez daha ortaya çıkıyor. Gerçekse her zaman karşımızda duruyor. Yazının devamını okumak için tıklayın!

Alternatif olma tutkusu ve japon olucam ben

‘Alternatif nedir?’, alternatif olmanın günümüzdeki anlamı, alternatif olursam kendime soyutlanmış ve karizmatik bir görünüm sağlayabilir miyim? Babam alternatif olmama karşı çıkıyor, ben hayatımı alternatif devam ettirmek istiyorum. Ne yapmalıyım? Japon olucam ben gibi başlık ve soruları masaya yatırıyoruz. Yazının devamını okumak için tıklayın!

OUC TV

Avrupa hava trafiği
İyi karma edin
Gerçek Transformer
İnsandan kaykay
Siz kör olmadığınıza emin misiniz?
Dramatik bakış