İnsanlık ayıbı: Mekanik İstila

Günlerden cumaydı, elime geçen Yami: Mekanik İstila oyununu DVD sürücüme takıyordum. Amacım nadir bulunan türk oyunlarından birini daha oynamaktı. Ekrana oyunun kurulum programı gelmişti, klasik next next tarzı ilerleyerek biran önce oyuna başlamak istiyordum, bu isteğimi kurulum arasında accept sorusuyla karşılaşarak mümkün olmadığını anlamıştım. Baştan miğdemi bulandırmıştı, kolay olmayacaktı bu sonun başlangıcıydı.” Acaba orda accept sorusuna ihtiyaç varmıydı?” diye sorgulamadan, kabul edip ilerledim, kurulum başlamıştı mavi barlar ilerliyor bende seviniyordum tam kurulum bitti diye sevinirken karşıma indeo ligos codecini kurma ekranı geldi neyse kafaya takmamalıydım çünkü bu oyunu oynamak istiyordum ve kur diyerek devam ettim.

Mekanik İstila 1Kur dedikten sonra bu program searching yapmaya başladı, bu searching mevzularını hiç sevmezdim bilgisayarımı benden izinsiz kimse kurcalayamazdı. Neyse ki gözüm üzerindeydi, yamuk bir durum olmasına karşı elim reset tuşunun üstünde bekliyordu. Uzun bir süre searching ekranıyla başbaşa kaldık. Biraz kıllandırmıştı beni hiçbir taviz vermeden searching pozisyonunda bekliyordu. Fazla naz aşık usandırır diyerek sağ altında duran cancel tuşuna bastım. Neyseki yanıt vermeme gibi bir sorunla karşılaşmadım yoksa hemen verecektim ctrl+alt+delete üçlemesini alttan. Tam ekrana dönerken yepisyeni DirectX dokuzsıfırce sürücümü DirectX dokuzsıfırce sürücüsüyle yenilemek isteyen bir program daha açıldı. Döndüm ve “Yürü git işine başımı belaya sokma benim” diyerek programı kapattım. Kurulum tamamlandı diyordu. Bana oyuna fırlatıyımmı seni dedi, ben “hiç hoşlanmam böyle sorulardan başlatıcaksam kendim başlatırım” yapısında bir insan olarak tikine tıklatıp sonlandırdım.

Masaüstüme dönmüştüm nihayet, gözüme belgelerim ikonunun altına yerleşen Yami simgeli mekanik istila kısayolu takıldı. Yavaşca imlecimi üstüne getirip iki kere tıklattım. Ekranım siyah kaplandı reklamların ardından menüye ulaştığımda ilk iş ayarlar bölümüne girmek oldu. Ayarlar bölümüne girdiğimde pek bir ayar olmadığını anlamam çok geç olmadı. Bari oyuna başlıyım dedim ve oyunu başlattım. Görüntü kalitesi olarak vasat, çizimleri özensiz, dublajı çok kötü olan bir video başlamıştı. Turuncu renkli tshirt giyen asıl adının Yaman olduğunu öğreneceğimiz 7. sınıf öğrencisi bir çocuk Yami: Mekanik İstila oynarken birden kamera pcden çıkarak odasına dönüyor. Meğer oyun içinde oyun olduğunu öğrenerek mevzuyu kavrıyoruz. Ardından tonton babanneniz gelerek “Romatizmam tuttu evladım git bana ilaç al” der, Yaman “Tamam hemen gidip alıyım diyerek” oyuna başlarız.

Oyuna sokakta başlıyoruz. Ortamda garip robotlar dolanmakta ve sizi gördüğünde bazen ateş etmekte bazende saçma sapan hareketler yaparak sizi “Noluyo lan, su kaynattı galiba” dedirterek şaşırtma taktiği uygulamaktalar. Mekanik İstila 2 İlk bölümde tekme-tokat girişerek bu robotları indiriyorsunuz. Yalnız bazen tekme tokat girişsenizde işe yaramıyor çünkü bir ton bug (oyun içinde ki program hatacıkları) var, bazen duvara, boşluğa tekme attığınızda vurulurken bazen kafasına kafasına vursanızda etkilenmiyorlar. Neyse bunuda kafama takmıyor bodoslama giriyorum, sille tokat dövüyorum. Bunlarda ateş ederek benim enerjimi düşürüyorlar neyse ki sağda soldaki yamilerden bir tane çakıyorum kendime geliyorum. Ayrıca hızda veriyor bu yamiler, yetmezse bir tane daha çakıyorum. Sokaklarda sağda soldaki türkçe afişli dükkanlara bakarken bir oka rastlıyorum “nedir lan bu?” diyerek Enter (Giriş) Tuşuna basıyorum. Yaman kapıyı zorluyor ama kapı kilitli olduğundan açamıyor, akabinde röntçü dayı pencereden mevzuya “Ne yapıyosun orası kilitli” diyerek dalıyor. Bende “Dayı kapı kilitli sen açarmısın?” diyerek bir medyum edasıyla kilidin onda olduğunu anlıyorum. “Açarım ama bu çipine ettiğim robotları varken olmaz” diyerek kapıyı açmıyor, Yaman “Peki robotları temizlersem açarmısın?” diyerek adamı ikna etmeye çalışırken, dayı “len, senmi öldürcen onları dalgamı geçiyosun” diyor. Sonra tüm robotları öldürüp tekrar oka bastığımızda dayı aşağıya iniyor ve “Ne yaman çocukmuşsun” diyerek bize adımıza sıfatla atıfta bulunuyor.

İşte böyle, böyle halkımız arasında kolpa kelimesi ile adlandırılabilecek 4 bölüm oynayarak oyunu bitiriyoruz. Oyun boyunca ateş etmekten ve W,A,S,D tuşlarını kullanmaktan başka birşey yapmıyorsunuz. Sadece bir yerde tayyaret tipli bir robota uçuran Yami’den (Turuncu renkli olan) alarak kafasına zıplıyosunuz bunun dışında hep ütü kafalı robotlara ateş ediyorsunuz. Zaten hiç ölmeden geçerseniz oyun 15-20 dakika sürüyor.

Grafik olarak pek birşey aramıyordum, zaten bekleyende yok ortada. Oyun 3d tasarlansada vasat ve hatalarla dolu olduğundan ötürü keşke hiç 3d olmasaymış dedirtiyor. Bunun yerine Jazz Jackrabbit gibi güzel bir 2D olsaymış oynayanları daha çok tatmin edebilirdi. Oynanış olarak ise keşke o kafa duvardan içeri girmese, kameranın altına girince ekrandan çıkmasak, zıplamanın bir amacı olsa dedirtiyor olsada pek fazlada sorun yapmıyordum. Mekanik İstila 3 Ancak o robotlara çarpan kurşunların ıska geçti sayması, Planör ilen boğazı geçerken yamilere kafalama kafalama vursamda üstümden yanımdan altımdan geçen yamileri topladı sayması, ah keşke olmasaymış, hiç yaşanmasaymış dedirtiyor. Oyuna eğlence gözüyle bakıcak olursak ki benim oyunu oynama sebebimin asıl amacı eğlenceydi, Karabasan programının sorularına cevap verdiğimde gelen cevaplardan aldığım eğlencenin 10da1′ini bile alamadım. Eğlendiğim tek yer belkide röntçü dayının Yaman’a len diye hitap etmesiydi. Hatta sizin için Karabasan programını bulup, indirdim ve sizin için internete yüklemeden önce oynadım ve 2 dakikada bile nasıl eğlenildiğini öğrendim. Sizde indirip deneyin zaten 50kb birşey, he unutmadan kb demişken Yami: Mekanik İstila 650MB gibi oyuna göre acayip derecede fazla bir yer tutuyor. Harddiski az olan kişiler hiç denemesin bile derim.

Oyunda hiç ekstra birşey yok o yüzden hiç etrafta birşey aramayın, karabasan programına farklı cevaplar verin daha fazla ekstralarla karşılaşacağınıza emin olun. Oyun çok kolay olsada buglar yüzünden oynanmıyor. Bu yüzden oyunu sadece videolar için oynayan var ise oyunun içindeki avi klasörüne girerek videoları izleyebilirler. Zaten oyun içinde hiçbir dialog yok, dialog ara videolarda, onlarda klasör içinden izlenebiliyor. Şöyle bir etrafı dolaşın yeter, Bolulu Tatan Ustayı görün Enes Eczaneye, Başak Dürüm Evine bakın kafidir.

Valla, Türkçe oyun olsa dahi gözüm kapalı hiçbir şekilde iyidir iyi diyemiyor insan. Yaptığım bir araştırmada insanların türk oyunu nede olsa güzeldir güzel, demelerine rağmen ben bu oyuna İnsanlık Ayıbı diyorum çünkü ben Lale Savaşçıları, Umut Tarlaları oynamış Kabus 22′yi orjinal almış birisi olarak söylemek istiyorum: 10 yıl önce çıkan lale savaşçılarını ne edip ne yapıp bulun ve 10 yıl önce çıkan bir oyunun nasıl daha iyi olduğunu anlayın, günümüzde bir cevap arıyorsanız Kabus 22 oyununu deneyin. Neyse zaten hata yapmadan doğruyu bulamazsınız, bunuda bir hata olarak kabullenmek ve hatalardan ders çıkarmak en güzeli olacaktır.

Saygılarımla,
Yağlı Kıçlara

Not: Karabasanı indirmek için buraya tıklayınız.
Lale savaşçıları, Umut Tarlaları gibi türk oyunlar hakkında bilgi almak için StillPsycho sitesini ziyaret ediniz.

Yorumunuzu ekleyiniz

OUC TV

Lösemi artık kimseyi üzmesin!
Siz kör olmadığınıza emin misiniz?
Mutlu
İnsandan kaykay
Avrupa hava trafiği
Gerçek Transformer