Korsana mı yoksa fahiş fiyata mı hayır?

Son yıllarda bir “Korsana hayır” gidiyor. Herkes televizyonlara çıkıp korsana hayır diyor, siteler açıp protesto ediyor. Korsanlık adaletin el kitabında suç olarak geçer bunun eğrisi doğrusu yoktur. Peki konu bu kadar basit mi sizce? Ya fahiş fiyatlar, bunlar da suç mu? Tabii ki suç! Ama kim bunu takıyor? Biz cevap verelim: Kimse. Çünkü o kadar güneşi balçıkla sıvamaya uğraşıyorlar ki kendi yaptıklarının korsanlık olduğunun farkına varmamıza imkan vermiyorlar ve bunun sonucunda ceplerini daha fazla doldurmaya çalışan insanlar ürüyor. Bir önceki konumuzdaki işlediğimiz göreceli doğruluk kavramı bir kez daha ortaya çıkıyor. Gerçekse her zaman karşımızda duruyor.

Korsanlık tarihin en eski işlenen suçlarındandır. Tabii ki günümüzdeki anlamıyla değildi. Daha çok eşkiya kavramıyla bir bütündü. Daha sonra deniz yollarında eşkiyalık yapanlara denildi. Günümüzde ise sanat eserlerini çalmak ve bir ürünün izinsiz basılması olarak nitelendirilmektir. Kaçırmak eylemi zaten adli olarak suç teşkil etmektedir. Bu yüzden bu konuda bir söz söylemeyeceğiz. Her yerde korsan ürün almanın yanlış, suç ve vicdansızlık olduğuyla ilgili afişler görebilirsiniz. Peki fahiş fiyatla ilgili bir afiş görebilir misiniz? Sanırım bu sorunun cevabı hayır olucak. Çünkü, bu konu hiç kimseyi ilgilendirmemektedir. Önemli olan paradır. Nasıl daha fazla parayı cebime sokabilirim, nasıl daha fazla zengin olurum derdinde herkes. Olan her zaman fakiredir. Vatandaş daha fakirlik sınırı denilen 850 YTL’yi göremezken, 40-50 YTL değerindeki zor bela aldığı kasetçalarında 5-10 kere dinleyecegi bir albüme 10 YTL para vermesini beklerler. 10 YTL’ye bir gün karnını doyuran 4 kişilik aileler var bu ülkede ancak bunlardan haberleri yok! Aslında umrunda değil desek daha doğru. Tarihte hiçbir zaman fakir burjuva kesimin önem sınırları içinde olmamıştır. Çünkü bir kere bile gözünüzü paradan çeviripte şu ülkenin bir haline bakmadınız? Eğer ki herkes orjinal almak istese bu ülkenin “vah” haline. Çünkü ne millet müzik dinleyebilir, ne bir bilgisayarda program öğrenip uygulayabilir, ne de bir film izleyebilir. Üstelik çok okuyan, çok dinleyen, kültür seviyesi çok yüksek bir milletiz ya, bir de burdan alsın darbeyi ülke, ot bir toplum olalım. İstediğiniz bu değil mi? Bizleri ot insanlara çevirip her dediğinize ağzımı açmadan kabullendirmek. İki propaganda ile istediğinizi başımıza getirip, istediğinizi indirmek. Bu ülkede orada burada boy gösteripde rol yapmayın, site kapatmayın. Birazda fahiş fiyata satış yapmaya çalışanları incelemeye alın bir bakın bu mal ne kadara imal ediliyor, ne kadar işçilik var bunları inceleyin takip edin. Kara kara sayfalara insanların vicdanlarını karalayacak reklamlar vereceğinize, şu ülkede yaşıyan insanlara bakında ondan sonra vicdan sorgulaması yapın. Cebim dolu, sırtım pek oyalanıcak birşey bulayım kendime değil mi? Parası olanlar burjuvazilerle uğraşın, ama onlara gücünüzü yetmez değil mi? Gelmiş ahlak dersi veriyorsunuz. Önce insan aynada bir kendine bakınız, ben ne kadar ahlaklıyım diye. Bırakın bu tavırları adaleti sağlayın! Zaten sonra gerisi gelir. Sen çalışana hakkını ver ki, hakkını alabilesin. Ama yok olmaz illa fakiri daha fakir zengini daha zengin yapıcaksınız. Kapitalizmle orta kesim öldü, şimdi sıra fakirde. Görev sizi bekliyor kovboylar karşıda işlenen bir suç ve bunu durmaya yemin etmiş amerikan pastasından fırlama tipli federaller. Devam edin.

Gerçekten işini yapıp geçinmeye çalışan sanatçılarda var bu ülkede. Onları bilen biliyor elinden geldiği kadarda hakkını veriyor. Bir yerlere getirmek istiyor böyle hak edipte, hakkını alamayan insanları. Eğer ki bu yazıyı okuyupta hakkını alamadığını gerçekten düşünen biri varsa, ben herkes adına özür dilerim kendisinden. Çünkü hak etmeyen birisi şuan listelerin başında, reklam panolarında, ya da pistlerde sizin hakkınızı yiyor, biz de onları pohpohlayıp sizin hakkınızı yemesine devam ettiriyoruz. Bizde de akıl yok. Eşitsizlik kadın-erkek sınırını çoktan aştı.

Biz korsana destek olmuyoruz! Ancak fahiş fiyatlara da hiç ama hiç destek olmuyoruz. Ayrıca hak etmeyen kişiler o çıktığınız her podyumda, pistte, sergide, dergide, reklamda, birilerinin hakkını yiyorsunuz. Sizin yerinizde gerçekten işini yapan biri olacağına, o da bizimle bir tastan çorba içiyor olabilir. Zaten kendisine gerçekten sanatçı gören biriside sağda, solda sizin gibi “daha çok para istiyorum, transatlantik alıcam” diye bağırmaz. Siz hiç korsana hayır demeyin bence. Önce susmayı öğrenin, bu kadarda yüzsüz olmayın. Böyle yaparsanız en azından daha az karbondioksit çıkarır, küresel ısınmaya daha az zarar verirsiniz.

Saygılarımla,
Yağlı Kıçlara

Bu slogana destek olmak için “Fahiş Fiyata Hayır!” sloganı büyüyor sayfasındaki bandajları sitenize yerleştirerek bu yazıyı paylaşın.

"Korsana mı yoksa fahiş fiyata mı hayır?" için 1 yorum var
  1. […] adlı üyemizin yazmış olduğu “Fahiş Fiyata Hayır!” adlı yazının, yayınlandıktan sonra yavaş yavaş bir sese dönüştüğüne tanık […]

Yorumunuzu ekleyiniz

OUC TV

Avrupa hava trafiği
Siz kör olmadığınıza emin misiniz?
İnsandan kaykay
Lösemi artık kimseyi üzmesin!
Dramatik bakış
İyi karma edin