Olmayan ülkenin anahtarı

Eğer ki sizde bizim gibi bir ülkeye, yere, ideale inanıyorsanız ve bunun yerini ve kaynağını soruyorsanız: size ne yazık ki bunun cevabını asla veremeyeceğimizi söylemek istiyoruz. Ancak bunun ne flimlerde, ne kitaplarda, ne de gördüğünüz, duyduğunuz şeylerde bulabileceğinizi söyleyebiliriz. Eğer varsa ki bunu görebilen veya gidebilen asla geri dönüp 5 duyu organımızın algılayabileceği şekilde bize anlatamadı. Ama haritanın önemli bir kısmı hepimizde mevcut.

AKIL
Dünya’ya geldiğimizden beri bizlere birşeyler öğretilmek istendi, annemiz karşıdan karşıya geçerken sağa sola bakmamızı, tabağı sıyırmazsak kalan yemeklerin arkamızdan ağlayacağını, ilkokul öğretmenimiz okumayı ve yazmayı, bakkal amca para yerine sakızla ödeme yapılabileceğini, bir fizik hocası suyun kaldırma kuvvetini, bir diğeri yer çekimiyle yükselen bir şeyin tekrar yere düşeceğini, arkadaşlarınız mahalle arasında topu olan çocuğun oyuna alınacağını gerekirse fasulye olacağını, televizyonlar sarı-kırmızıyı tutarsan, lacivert-maviden nefret edeceğini veya tam tersini, bayramda yeni elbiseleri giymemiz gerektiğini, dinlerde kiminde cuma kiminde cumartesi kimin de pazarın tatil olacağını, moda dergilerinde bu yazın nelerin giyileceğini…

Herkes bildiğini öğretmeye çalıştı, bilim adamı herşeyin nedenini bilimle açıklamak istedi, çıkıp herşeyin merkezinde genler vardır dedi, bir psikiyatrist ise herşeyin merkezinde erkek-dişinin olduğunu savundu, boyasıyla, sazıyla bir sanatçı ise herşeyin çözümü sanat dedi, birisi çıkıp herşeyin merkezini dine yerleştirdi, kravatlı politikacılara göre herşey siyasetti, başka birisiyse çıktı herşeyin başı eğitim dedi…dedi…dedi…

Peki biz ne demek istedik bu güne kadar sizlere?

Sadece hayallerden mi bahsettik yoksa gerçekleri mi vurgulamaktı niyetimiz? Yoksa sizlere uTorrentin nasıl kullanılacağını öğretmek miydi tek derdimiz.

İşte bizim söylemek istediğimiz: AKIL!

Ne size bir şeyi empoze etmek niyetimiz ne de bir görüşü savunmak ne bir ülke yaratmak, ne bir programı öğretmek, ne bir kitabı tanıtmak. Tek istediğimiz aklımızı kullanabilmek, bu kadar kirlenmiş bir dünya da bizlerin kirletilmek, belki de kullanılmak istenilen akıllarımızda temiz, düşünülebilecek bir yer olmak, aklınızı kullanırken bunun için belki %1′lik belki %99′luk bir katkı yapmak, %0 için ise olmadı tekrar baştan diyebilmek, ne olursa olsun sadece iyi bir şey yapabilmek için uğraşmak niyetimiz., varsın aksini düşünenler olsun, gülenler, boşlayanlar olsun, onların düşünebildiği kadar sizin de düşünebileceğinizi kanıtlamak, bize bardağın boş yarısı mı dolu yarısı mı diyenlere istersek doldurabileceğimizi, istersek boşaltabileceğimizi, herşeyin elimizde olduğunu savunmak, soruların sahibine boyun eğmemek, komplo teorilerinden asla korkmamak, bizlere sunulanı almak yerine sunulanı seçebilmek işte bunların hepsini kavrayan aklımızı rafta tozlanmasını isteyenlere inat bunu kullanabilmek niyetimiz.

Peki akıl derken bunu nasıl kullanacağız işte bu sorunun cevabını hep beraber birlikte bulacağız.

"Olmayan ülkenin anahtarı" için 2 yorum var
  1. Size amaçlar verilir, size hayaller verilir, size varmak için gitmek için ulaşmak için yönler seçenekler ayrımlar verilir ama hepsi gözünüzün aklınızın önündeki perdeden ibarettir. Ve ne yazık ki bu perdeleri isteyerek kabulleniriz, sınırlı ömrümüzün geçicide olsa mutlu geçmesi için (cehalet mutlulukdur.) fakat benim düşüncem bizim bu dünyada bir bahçıvan olduğumuz ve aklımızla mekanın geleceği ve geçmişin şekil almasını sağladığımızdır ve yine kendi iradesini kazanmış bazı tabular sayesinde artık kelepçelenmiş akıllara ve özgür olmayan ruhlara dönüştürülmüşüz.

  2. Aklı kullana bilmek için onu kabından kalıplarından çıkarmak gerekiyo. Özgür bırakılmalı. Sizinde dediğiniz gibi sunulanları seçebilmek lazım ve “Neden, Niçin” sorularını sora bilmeli insan kendine.

Yorumunuzu ekleyiniz